usa

ABD`nin Zeki Müren`i beyazperdede

İtalyan sinemacısı Paolo Sorrentino’nun ‘Muhteşem Güzellik’ filmi başyapıt. Soderbegh ise filminde ilginç bir kişilik olan ünlü şarkıcı Liberace’yi anlatıyor.
Büyük bir sürpriz pek beklenmedik bir yerden geldi. Ve 1970 Napoli doğumlu İtalyan sinemacı Paolo Sorrentino, ‘La Grande Bellezza/ Muhteşem Güzellik’ adlı filmiyle hepimizi şaşırttı, yüreğinden vurdu ve Altın Palmiye için en ciddi aday oluverdi.
Yönetmeni daha önce de geçenlerde ölen devlet adamı Andteotti’yi anlattığı ‘İl Divo/ İlah’ ve Sean Penn’in yaşı geçkin bir rock şarkıcısını oynadığı ‘Olmak İstediğim Yer’ filmleriyle tanımıştık. O filmlerdeki taptaze mizahını, çılgın arayış heyecanını ve plastik zevkini tatmıştık. Yönetmen bu kez çok daha ilerilere gidiyor. Baş kahramanı 65 yaşındaki gazeteci, tek romanıyla yarım kalmış yazar, çok geniş bir çevresi olan, votka düşkünü alaycı ve hınzır Jep Gambardella olan bir hikâye anlatıyor.
Aslında tam olarak bir hikâye de yok. Ama arka planında en güzel ve nefes kesici halleriyle gece-gündüz demeden, saray-sokak ayırmadan yakalanıp perdeye yansıtılmış bir Roma kentinin olduğu bir izlenimler, gözlemler, düşler veya karabasanlar geçidi. Öylesine Fellini’vari ki sanki büyük yönetmen cennetten yeryüzüne dönüp bu filmi imzalamış gibi… Nitekim birçok sahnesi yönetmenin ‘Tatlı Hayat’tan ‘Roma’ya en ünlü filmlerinin unutulmaz sahnelerine göndermeler içeriyor.
Ama yanılmayın… Fellini’ye şapka çıkarsa da bir taklit değil bu. Kendi soluğunu alan, kendi dünyasını kurmuş bambaşka bir film. Edebiyatın en ünlü yazarları anılıyor Tolstoy’dan Proust’a… Tarih yorumlanıyor, İtalyan olmak nedir-ne değildir sorgulanıyor. Roma kentinin ölümsüzlüğü yeniden sanatçı süzgecinden geçiyor.
Ve ortaya eşsiz bir görsel şiir çıkıyor, insanlık durumu üzerine keskin bir alaycı bakış beliriyor. Anlattıklarıma bakarak bunu ukala, aşırı entel ve sıkıcı bir film de sanmayın. Öylesine zengin bir görsellikle ve akıcılıkla sunulmuş ki… Bence bu tam bir başyapıt ve sonuçlarda mutlaka söz sahibi olmalı, sanırım olacak da…

ABD ’nin Zeki Müren’i…

Steven Soderbergh’in merakla beklenen ‘Behind the Candelabra/ Şamdanların Ardında’ filmi de dün dünya galasını yaptı. Ve sinema değerinden çok anlattığı ve ima ettiği çeşitli öğeler yüzünden ilgiyle karşılandı. Film, 1950’lerde büyük ün yapan, tekniği kadar melodilere getirdiği yorumla da beğenilen ve aynı zamanda tam bir sahne canavarı olan pop piyanisti Walter Liberace’nin hayatından bir kesit veriyor. Liberace o yıllarda üç de film çekmiş, sonra sanatını konserler ve TV şovlarıyla sürdürmüş, zamanının son derece popüler bir kişiliği. O yılların ABD’sinde eşcinselliğini özenle saklamış, menajeri sayesinde ortalığa yaydığı ‘hayatımın kadınını arıyorum’ palavraları ardında sayısız âşığı olmuş, son derece frapan giysileri ve sayısız mücevheriyle (hele o dev yüzükler!) sahnelerde devrim yapmış bir kişilik. O zamanlar dendiği gibi, ABD’nin Zeki Müren’i…

Gay âşıklar Douglas ve Damon!

Film iyi anlatılmış, cesur sahneleri olan sağlam bir biyografi. Özellikle cinsellik olayı hiç ihmal edilmeden gösteriliyor. Bu gay âşıkları Michael Douglas ve Matt Damon’un oynaması ise belki en ilginç yanı. Nitekim dopdolu basın toplantısı çok ilgi çekti. Douglas özetle Liberace ile 12 yaşındayken tanıştığını, öneri gelince adeta paranoya geçirdiğini, uzun tereddütlerden sonra kabul ettiğini söylüyor. Gırtlak kanserinden iyileşen sanatçı oldukça sağlıklı gözüküyor. Ama zaman zaman sesi biraz gidiyor.
Matt Damon, onu TV’den
hatırladığını, role korkarak sıvandığını ve çok ciddi biçimde çalıştıklarını söylüyor. Ve Soderbergh bize ‘sinemayı bırakma’ tasarısının doğru olduğunu, tam 24 yıl önce yine Cannes’da gösterilen kült filmi ‘Seks Yalanları’yla başlayan mesleğinde belli bir yorgunluk dönemine geldiğini ve bir süre dinleneceğini söylüyor. Onu öyle iyi anlıyorum ki!

homofobi

AB’de ‘homofobi ve transfobi’

Avrupa Birliği’nin homofobi konulu kapsamlı araştırmasına katılan eşcinsellerin dörtte biri, son beş yıl içinde saldırıya ya da şiddet tehdidine maruz kaldığını söyledi.

Daha yoksul ve daha genç eşcinsellerin, bu tür saldırı ve tehditlerle karşılaşma ihtimalinin de daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

AB Temel Haklar Kurumu tarafından yapılan ve türünün en kapsamlısı olduğu söylenen bu araştırma için AB ülkeleri ve Hırvatistan’da toplam 93 bin kişiyle görüşüldü.

Raporun sonuçları, Dünya homofobi ve transfobi ile mücadele gününde açıklandı.

Lahey’de 300 kadar politikacı ve uzman bugün homofobi ile mücadelede Avrupa Birliği’nin izleyeceği yeni politikaları tartışmak üzere toplanırken, AB LGBT (Avrupa Birliği Lezbiyen Gay Biseksüel Transseksüel Travesti) Araştırması bazı kaygı verici eğilimleri ortaya koyuyor.

Görünmez ayrımcılık

İnternet üzerinden yapılan anketlere dayanan araştırmaya katılan lezbiyen, gay, biseksüel ve trans katılımcılara, cinsel yönelimleri ya da cinsiyet kimlikleri yüzünden ayrımcılığa, şiddete, sözlü tacize ya da nefret söylemine maruz kalıp kalmadıkları soruldu.

Araştırmanın yöneticisi Morten Kjaerum, AB çapında LGBT bireylere yönelik ayrımcılıkla mücadelenin önünde hala büyük güçlükler bulunduğunu söylüyor.

Araştırmanın çarpıcı bazı sonuçları şöyle:

Katılanların yüzde 26′sı (trans katılımcıların ise yüzde 35′i) son beş yıl içinde saldırıya uğradıklarını, ya da tehdit edildiklerini söylüyor.

Nefret saldırılarının çoğu kamusal alanlarda, birden fazla kişi ve çoğunlukla erkekler tarafından gerçekleştiriliyor.

Saldırıya uğradığını söyleyenlerin yarıdan fazlası sonuç getirmeyeceğini düşünerek yetkili makamlara şikayette bulunmadıklarını söylüyor.

Ankete katılanların yarısı geçen yıl kişisel olarak ayrımcılığa uğradıklarını hissederken, yüzde 90′ı bununla ilgili şikayette bulunmadığını belirtiyor.

Gay, Travesti ve biseksüel bireylerin yüzde 20′si, trans bireylerin yüzde 29′u işyerinde ya da iş ararken ayrımcılığa uğradığını söylüyor.

Katılımcıların üçte ikisi okul yıllarında cinsel yönelimleri ve kimliklerini saklamak zorunda kaldıklarını anlattılar.

Araştırmayı yürütenler, verilerin Avrupa Birliği’nin yasama organları ve siyasetçilerine LGBT bireylerin haklarının korunması konusundaki çalışmalarında yardımcı olacağını söylüyor.

idaho

Eşcinsellere Yönelik Şiddete Dur De!

17 Mayıs Uluslararası Homofobi ve Transfobi Günü dolayısıyla Twitter’da LGBT bireylere yönelik şiddet ve cinayetlere dikkat çekmek amacıyla bazı ünlü isimlere mesajları olup olmadıklarını sorduk.

Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü (IDAHO : International Day Against Homophobia and Transphobia), homofobi ve transfobiye karşı mücadele etmek amacı ile kutlanan bir gün. Her sene 17 Mayıs’ta çeşitli aktivitelerle kutlanır. Günün amacı bireyleri bilinçlendirmek, LGBT hakları lehine gösteri ve yürüyüşlerle LGBT hakları ihlallerine, ayrımcılığa ilgiyi teşvik etmek ve uluslararası etkinlikler koordine ederek sesini duyurmaktır. BM’de “LGBT İnsan Hakları Uluslararası Konferansı” düzenlenmiş ve LGBT hakları Montreal Bildirgesi yayınlanmıştır. Bildirge, bütün ülkelerin bu günü tanımalarını talep eder ancak şu ana kadar Avrupa Birliği ve Brezilya bu günü resmî seviyede tanımışlardır.

man

Iron Man 3 birinciliği koruyor

Iron Man 3 birinciliği koruyor.

Vizyona girdiği günden beri gişe rekorunu elinde bulunduran Iron Man 3, hala 1 numara! Geçen hafta ABD’de vizyona giren Muhteşem Gatsby (The Great Gatsby), haftasonu boyunca 51 milyon dolar hasılat yaptı ancak Iron Man 3′in 72 milyonluk rekoruna ulaşamadı.

eurovision

Lezbiyen eylemine TRT’den sansür!

Türkiye’nin İsveç’te yapılacak, “58. Eurovision Şarkı Yarışması”na katılmayacağının açıklanmasının ardından TRT, bu yıl Eurovision yarı finalini ve finalini yayınlamama kararı aldı.

Türkiye’nin İsveç’te yapılacak, “58. Eurovision Şarkı Yarışması”na katılmayacağının açıklanmasının ardından TRT, bu yıl Eurovision yarı finalini ve finalini yayınlamama kararı aldı.

TRT YARIŞMAYI PROTESTO EDİP KATILMAMA KARARI ALMIŞTI

TRT’nin yaptığı açıklamaya göre EBU’nun “ayrıcalıklı” üyeleri Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya’nın son yıllarda elde ettiği “başarısız sonuçlar” dolayısıyla geçen yıl yarışma için izleyici oylarının etkisinin yüzde 50′ye indirildiği, bu ülkelerin yarı final elemelerine katılmadan doğrudan finalde yarıştıkları belirtilerek, bunun haksızlık yarattığı ifade edilmişti ve Türkiye 58. Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı almıştı.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın haberine göre TRT bu yıl sürpriz bir karara imza atarak yayın haklarını elinde bulundurduğu yarışmayı yayınlamamaya karar verdi. Yarışma, TRT 1′in yayın akışında da yer almadı.

Eurovision’da Finlandiya adına yarışan  Krista Siegfrids Amsterdam’da gerçekleştirdiği hazırlık konserinde, ülkesinde eşcinsel evliliğin yasak olmasını protesto etmek için bir kadın dansçısıyla öpüşmüştü…

sex

Sex and the City’nin lezbiyen yıldızından CHP’li vekile ödül

CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak’a, ABD’deki Uluslararası Gey ve Lezbiyen İnsan Hakları Komisyonu tarafından “Açıksözlülük Ödülü” verildi.

CHP’nin Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanvekili İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak, Türkiye’deki eşcinsel sorunlarının araştırılması için mecliste bir araştırma komisyonu oluşturmak için verdiği önerge ve eşcinsellerin sorunlarına yönelik açıklamalarıyla ödüle layık görülürken, komisyonun bu yıl ödüllendirdiği dört kişi arasında Türk hukukçu Yasemin Öz de yer aldı.

ÖDÜLÜ MİRANDA VERDİ

New York’ta organize edilen “Cesareti Kutlama” gecesinde, Türkiye’deki eşcinsellerin sorunlarını TBMM’ye taşıyan ilk milletvekili olarak bilinen CHP’li Toprak’a ödülünü Sex and the City dizisinde Miranda karakterini canlandıran Amerikalı sanatçı Cynthia Nixon verdi.  Geceye eşi Christine Marinoni ile birlikte katılan Nixon, törende yaptığı konuşmasında eşcinseller olarak ABD’de büyük sorunlar yaşamalarına rağmen, diğer ülkelere göre daha şanslı olduklarını ve bu konudaki küresel bilinci artırmak için uluslararası çabaların takdir edilmesi gerektiğini söyledi.

TÜRKİYE’DE EN İSTENMEYEN GRUP EŞCİNSELLER 

Ödül töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’de insanların komşu olarak hiç istemediği grupların yüzde 90’ının eşcinseller olduğunu belirten Toprak, gey, lezbiyen ve travestilerin polis eziyetine maruz kaldıklarını, pek çoğunun aileleri tarafından öldürüldüklerini,  linç edildiklerini, sürekli saldırıya uğradıklarını, işyerinde ayrımcılık, işsizlik ve ev bulma zorluğu yaşadıklarını bunun giderek ciddi bir toplumsal soruna dönüştüğünü ifade etti.

Ak Parti, BU KONUYU DUYMAK İSTEMİYOR

AK Parti hükümetinin yeni anayasa çalışmalarında eşcinseller ile ilgili bir şey duymak istemediğini de söyleyen Toprak,  “Kadına yönelik şiddet yasası içine eşcinsellere yönelik şiddeti de dâhil etme isteğimiz AKP tarafından kabul görmedi. Bu sorunu duymak bile istemiyorlar” diye konuştu.

EN GEÇ HAZİRAN BAŞI MECLİS GÜNDEMİNDE

Ödül töreninde Hürriyet’e de konuşan Toprak, meclis araştırma komisyonu kurulması yönünde 59 CHP’li milletvekilinin imzası ile verdiği önergenin, genel kurula inmeyi bekleyen 800’den fazla önerge daha olduğu için sırada beklediğini, ancak meclis başkanvekilinden mayıs ayı sonu, haziran başı gibi meclis gündemine getirilmesi için söz aldığını söyledi.

cagla

Sosyal medyanın ilk transeksüel köşe yazarı

Taraf Gazetesinde yazan Türkiye’nin ilk transeksüel Köşe yazarı Esmeray’dan sonra, sosyal medyanın ilk transeksüel köşe yazarı aktivist Çağla Akalın.

Taraf Gazetesinde yazan Türkiye’nin ilk transeksüel  Köşe yazarı Esmeray’dan sonra, sosyal medyanın ilk transeksüel köşe yazarı aktivist Çağla Akalın,  Ahu Tuğba’nın kızı Anjelic Calvin ve Ünlü Şair Yalçın Benlican gibi isimlerin köşe yazarlığı yaptığı, Onurakaymedya.com’da yazılarını yazmaya başladı.
Sosyal medyada trans aktivist olarak tanınan Çağla Akalın,  oyuncu Dağhan Külegeç’in annesi Ayşe Erbulak, “Oğlumun sadece gay olmasını istemezdim.” diyerek ilginç bir açıklamaya imza atınca, özür çağrısında bulunmuş ve daha önce de bir çok ünlüye yaptıkları ‘homofobik açıklamalarla’ özür diletmişti. Akalın, “Sosyal oldum, kaçmadım, savaştım ve kazandım” diyerek bu yolda verdiği savaştan asla vazgeçmeyeceğini dile getirdi. Kimsenin LGBT bireyleri yok saymaması gerektiğini vurgulayan Çağla Akalın şunları söyledi, “10 yıldır trans olarak hayatımı idame ettiriyorum, mutluyum. Bu ülkede kadınlar da erkekler de seks işçiliği yapıyor. Ama sıra trans bireylere gelince yapacak bir şeyimiz yok mantığı ile yola çıkıyorlar. Çark böyle dönüyor zannediyorlar ama öyle değil! Ben köşe yazarlığı yapıyorum. Mücadele veren savaşan herkes her şeyi başarır.”
Onurakaymedya.com imtiyaz sahibi ve Türk Sanat Müziği Sanatçısı Onur Akay, “Zamanında en büyük aktivizmi Kenan Evren’e karşı Bülent Ersoy yaptı. Bir transeksüel sanatçımız Türk Musikisinde büyük başarısıyla Diva olduysa, transeksüel bir yazarımızda çok başarılı olabilir. Dünyada mesleklerinde başarılı olmuş çok sayıda transeksüel bireyler  var.” dedi.
Çağla Akalın, ünlü modacı Barbaros Şansal’la Akşam Gazetesinde röportaj yapmış ve birlikte çekildikleri fotoğraf dikkat çekmişti. Şansal röportajda, “Neden adın Çağla Akalın” diye sorunca ,  “Daha önce fiziğimden dolayı herkes bana Çağla Şikel derdi. Bir gün saçımı sarıya boyattım ve dökülen kirpiklerim nedeniyle protez kirpiğe başladım, bu kez de  Demet Akalın dediler. Hep  Kardeşi misin? diye soruyorlar hatta fotoğraf çektirenler bile var arkadaşlarına hava atmak için.” şeklinde cevap vermişti.
Çağla Akalın köşesine “Transparan Hayatlar” ismini verdi.

http://www.onurakaymedya.com/yazar/cagla-akalin-transparan-hayatlar.html

 

avatar

Erkeklerden bıktım!

Daha evvel Bradley Cooper ve Keith Britton gibi isimlerle uzun bir ilişki yürüten Avatar’ın yıldızı Zoe Saldana, bir kadın partnerle birlikte olabileceği sinyalini verdi.

‘Avatar’ filmiyle tüm dikkatleri üzerine çeken Zoe Saldana ‘Allure’ dergisine kapak oldu. Dergiye konuşan oyuncu, ilginç açıklamalar yaptı. Şu sıralar kendisi gibi ‘ Hollywood yıldızları’ ile birlikte olmaktan yorulduğunu ifade eden Saldana, erkeklerle beraber olmak istemediğini söyleyerek farklı yönelimlere açık olduğunu söyledi.

Geçmiş ilişkilerinden dem vurarak aşk hayatıyla ilgili çeşitli itiraflarda bulunan Saldana, Bradley Cooper ile olan ilişkisinden sonra yorulduğunu dile getirerek, “İleride bir kadın partner ile beraber çocuklarıma bakabilirim” dedi. Tüm dünyada 7 Haziran’da vizyona girecek olan ve merakla beklenen ‘Star Trek Into Darkness’ filminin başrolünü üstlenen Saldana, Cooper’dan önce de Keith Britton ile üç yıllık bir beraberliğe sahipti.

escort

İş dünyasının sosyal ağı Linkedln kapılarını eskortlara kapatıyor

200 milyonu aşkın kullanıcısı bulunan profesyonellerin sosyal ağı Linkedln , hayat kadınlarının siteyi kendilerini teşhir etme ve müşteri bulma platformu olarak kullanmasının önüne geçme mücadelesi başlattı.

Son dönemde eskortlar tarafından kullanımı bir hayli artan site, kullanıcı hakları sözleşmesinde yapacağı değişiklikle bu sorunun önüne geçmeyi planlıyor. Yeni sözleşmeye göre siteyi eskortluk servisi platformu gibi kullanıcılar bulunduğu ülkede icra ettiği meslek kanunlara uygun dahi olsa Linkedn’de bu tarz hesaplar oluşturmasına izin verilmeyecek.

YASAL OLSA DAHİ İSTENMİYOR

Linkedln yetkilisi tarafından yapılan açıklamada Linkedln’in hiçbir zaman kullanıcıların bulundukları ülke kanunları dışına çıkmalarına izin verilmediğini, ancak yapılan bu son değişiklikle gelen yasaklamanın eskortluğun yasal olduğu ülkeleri de kapsadığını ifade etti.

Yetkili ” Eski kullanıcı hakları sözleşmesinde kullanıcıların yaşadıkları ülkenin kanunları dışında hareket etmelerinin yasak olduğu ifade ediliyordu. Ancak şöyle birşey var ki bazı ülkelerde hayat kadınlığının diğer mesleklerden farkı yok. Sözleşmedeki bu açığın kapatılşması için yeniden düzenledik. Sitemizde bu gibi kullanıcılara artık yer verilmeyecek” diye konuştu.

Bu devirde bu kafa!

Erzurum’da, yaz sezon ürününün tanıtımının yapıldığı billboardaki kadın bacakları boyalı sansüre uğradı.

Bir kadın giyim markasının yeni sezon ürünlerinin tanıtımı için billboardlara verdiği kadın bacaklı reklam, sansüre maruz kalarak ilginç görüntü oluşturdu. Henüz hizmete girmemiş yeni Erzurum Müftülük binasının önünde bulunan bilboardlarda yer alan reklam afişinde kullanılan kadın bacakları, kimliği belirsiz kişilerce siyah sprey boyayla boyandı.

Kadın giyim mağazasına ait şehirdeki diğer billboardlarda herhangi bir sansür uygulanmaması dikkat çekerken, reklam afişini görenler boyanmış kadın bacaklarını görünce şaşkınlıklarını gizleyemedi.